|    Anasayfa  |    Psikolojik Danışma Merkezleri  |    Site Haritası  |    Bağlantılar  |    S.S.S.  |    İletişim




BURSA PSIKIYATRI MERKEZI
   
BURSA PSIKIYATRI MERKEZI

UZM. DR. ALİ ALGIN KÖŞKDERE, PSİKİYATRİST

1973 Bursa doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini Bursa'da bitirdikten sonra 2 yıl Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyolojide okumuş, ardından üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır. Uzmanlığını 2000 ve 2005 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ABD'nda yapmıştır.

Uzmanlığı sırasında UÜTF Psikiyatri Bölümü'nün Bursa Emniyet Teşkilatı ile yürüttüğü "İntiharı Önleme ve Emniyet Mensuplarını Bu Konuda Eğitme Çalışması"'na katılmıştır. Tezini Behçet Hastalarında karşılaşılan psikiyatrik bozukluklar üzerine yapmıştır.

Psikanaliz, dinamik psikoterapiler, cinsel işlev bozukluklarının tedavileri ve aile terapisiyle ilgilenmektedir. Halime Odağ Çeviri Grubu'na ve Psikanaliz ve Psikanalitik Psikoterapiler Derneği'ne üyedir.

Medya ve internet aracılığıyla halkımızın psikiyatrik ve psikolojik sorunlar hakkında bilgilendirilmesine önem vermektedir. Önemli psikoterapi yayınlarının dilimize kazandırılması konusunda çaba gösteren psikiyatrist, halen Prof. Dr. Vamık Volkan'ın "Internalized Primitive Object Relations" ve Otto F. Kernberg'in "Severe Personality Disoreders" kitaplarını Türkçeye çevirmektedir.

UZM. DR. BAŞARAN SEZER, ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSTİ

1975 Malatya doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini Malatya'da tamamladıktan sonra Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini almış, çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlığını 1998 ve 2004 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi ABD'nda yapmıştır. 2004-2006 yılları arasında, Türkiye'deki birkaç çocuk ve ergen psikiyatri kliniklerinden biri olan, UÜTF Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Kliniğinde uzman olarak çalışmıştır.

1999 yılındaki Yalova-Gölcük depremi sonrası Yalova'da depremzede çocuklara yönelik tanı ve tedavi çalışmalarına, UÜTF Psikiyatri Bölümü'nün Bursa Emniyet Teşkilatı ile yürüttüğü "İntiharı Önleme Ve Emniyet Mensuplarını Bu Konuda Eğitme Çalışması"'na, 2001-2002 Yılında Ruh sağlığı koruma programı çerçevesinde "cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlü çocukların muayene ve tedavisi" çalışmasına, 2001-2002 yıllarında "Sivil Toplum Kuruluşları, Gençlik Eğitim Projesi"'ne, Bursa Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı Daire Başkanlığı ile üniversitenin ortaklaşa Bursa halkı için düzenlediği "Ana-Baba Okulu" çalışmalarına katılmıştır.

Tezini ebeveyn ve kardeş kaybı sonrasında yas tutmakta olan çocuklar ve ergenler üzerinde yaparak bu alana çok orjinal ve kapsamlı bir çalışmayla katkıda bulunmuştur.

Çocuk ve ergenlerde psikodinamik tedavi yaklaşımları, sanat terapisi ve bilişsel davranışçı terapiler üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.

UYGULADIĞIMIZ TESTLER

Aşağıdaki testler, psikiyatristlerimiz muayene sırasında gerekli gördüğünde yapılır ve sonuçları da psikiyatristler tarafından değerlendirilir. Testlerin istenirken, tanıyı netleştirmek ve tedavinin gidişini belirlemek amaçlanır.

 

ÇOCUKLAR İÇİN UYGULANAN TESTLER

 

  • WİSC-R
  • Ankara Gelişim Tarama Envanteri
  • Bender Gestalt Görsel Motor Algı Testi
  • Gesell Gelişim Figürleri
  • Gisd-A
  • Çizim Testleri
  • Saat Çizme Testi
  • Peabody Resim Kelime Testi
  • C.A.T.
  • Loisa Duss Psikanalitik Hikayeler
  • Beier Cümle Tamamlama
  • Kimlik Bocalaması Anketi
  • Durumluluk Anksiyete Ölçeği
  • Süreklilik Anksiyete Ölçeği
  • Çocuk Depresyon Ölçeği
  • Baskın Algılama Kanalı Ölçeği
  • Burdon Dikkat Testi
  • Sınav Kaygısı Ölçeği

 

YETİŞKİNLER İÇİN KULLANILAN TESTLER:

  • Beck Depresyon Ölçeği
  • Beck Anksiyete Ölçeği
  • Hamilton Depresyon Ölçeği
  • Durumluluk Anksiyete Ölçeği
  • Süreklilik Anksiyete Ölçeği
  • M.M.P.I.
  • T.A.T.

Terapi nedir, nasıl bir süreçtir? - Uzm. Dr. Ali Algın Köşkdere

Psikoterapi insana nasıl kendi içine giden bir kapı açabileceğini ve buralarda nasıl gezebileceğini gösterir. Psikoterapide, psikolojik sorunların, belirtilerin ve rahatsızlıkların tedavisinde konuşma kullanılır. Bunu öğrenen insan hayatının sonraki dönemlerinde de sorunlarını çözmede aynı yolu kullanabilir.

Psikoterapinin keşfi

Psikoterapi, psikolojik sorunların, belirtilerin ve rahatsızlıkların tedavisinde konuşmanın kullanıldığı tedavi yöntemidir. Bu yöntem 19. yüzyılda Freud ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş, yaygın bir biçimde kullanılmaya başlanmış, üzerinde ciddi bir bilgi birikimi oluşmuş ve daha sonra farklı uygulama biçimleri ortaya çıkmıştır. Psikanalitik psikoterapiye başlarda “konuşma tedavisi” denmiştir. Ama bir süre sonra bu sadece bir konuşma tedavisi olmaktan çıkmış, bir bilim dalı haline gelmiştir. Günümüzde uygulanan birçok psikoterapi türü bulunmaktadır. Psikoterapide hasta ile karşılıklı ilişki ve iletişi­mi kullanan, kişinin ve belirtilerin geçmişinin detaylı olarak araştırıldığı bir takım uygulamalar kullanılır. Bu tedaviye başlarda konuşma tedavisi dense de aslında burada temel alınan şey dinleme ve anlamadır.

Kişi ne zaman psikoterapiye gereksinim duyar?

İnsanlar yaşamlarındaki sorunlardan olumsuz yönde etkilendiğinde, ilişkilerinde, iş ve ev yaşamında sorunlar yaşadığında, yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen duyguları, düşünceleri ve deneyimleri varsa ve bunlar uzun süredir kendilerini olumsuz yönde etkiliyorsa psikoterapiye başvurabilirler. Eğer yaşadıkları olumsuzluklar ağır düzeydeyse ve sorunlar yaşamlarını bozmaya başladıysa tedavilerine ilaç da eklenir. Buna psikiyatrist karar verir ve tedaviyi sürüdürür.

Terapist ve görüşme

Terapide hastanın anlattıkları dikkatli bir biçimde dinlenir, hasta, hastanın geçmişi ve belirtisinin ortaya çıkış nedeni anlaşılmaya çalışılır. Bu dinleme ve anlama çalışması bir arkadaşlık ilişkisinden farklıdır. Terapist görüşmeyi değerlendirirken zihninin gerisinde psikoterapi için kullandığı bir kuram ve bu kurama dayalı yorumlamalara sahiptir. Aslında terapist kendi benliğini bir tanı ve tedavi aracı olarak kullanır.

Terapide ne olur?

Görüşme sırasında hastanın hikayesinde açık olmayan, anlaşılamayan noktalar vurgulanarak hastadan daha detaylı ve anlaşılır bilgiler edinilir. Burada bir sorgulama değil hastayla beraber bir merak ediş vardır. Karmaşık noktalar üzerinde çalışılarak hastanın bilincinde olduğu ve bilinçdışındaki malzeme arasında bir senkronizasyon sağlanır.

Psikoterapide ikinci adımda, hastanın anlattıkları arasında çelişkili ve zıt gibi görünen konular hastaya gösterilir. Böylece hasta yavaş yavaş bir içgörü kazanır, olaylara bakış açılarını, ilişkilerini ve ilişkilerdeki yerini yeniden tanır ve tanımlar, farklı bakış açıları geliştirir.

Terapi sırasında terapist ve hasta arasındaki ilişki de sık sık gündeme gelir. Çünkü bu ilişki hastanın dışarıdaki yaşamındaki ilişkilerin bir örneğidir ve bu ilişki üzerinde çalışılarak hastanın temel ilişki kurma kalıbında değişiklikler yapılır.

Yorumlama terapinin en önemli araçlarından birisidir. Hastanın geçmişi, ilişkileri, psikolojik belirtileri ile anlattıkları üzerine yapılan yorumlamalarla bilinçdışı ile bağlantılar kurulur. Yorumlamalarla, çatışmaların kökenleri, benliği nasıl etkilediği, kaygılar ve kaygılara karşı kullanılan savunma düzenekleri, arzuların ve dürtülerin hastanın yaşamındaki yeri ortaya çıkarılır.

Mesela terapist hastanın anlattıklarından şüphelendiğini fark ederek hastaya, anlattığı davranışların onun şüphelendiğini gösterdiğini söyleyebilir ve bu konudaki farkındalığını tartabilir. Bu bir yüzleştirmedir. Bununla beraber, hastanın kurtulmak istediği “kötü” bir şeyi terapiste atfetme sebebinin, hastanın kendi şüphesi ve korkusu olduğunu öne sürmek bir yorumlamadır.

Aktarımın yorumlanması da terapi sırasında kullanılan bir araçtır. Aktarım, hastanın görüşmede, kendisi için önemli kişilerle geçmişinde kurduğu çatışmalı ve sorun yaratan ilişkileri, farkında olmadan, tekrar sahnelemesini yansıtan uygunsuz davranışların var olmasıdır. Aktarım tepkilerinin yorumlanması, hastanın burada-ve-şimdi karışıklık yaratan sorunlarla orada-o zaman yaşadıkları arasındaki bağlantıyı kurma olanağı sağlar.

Terapi ve zaman

Yukarıda anlatılan yöntemler kullanılarak kişinin psikolojik belirtileri ortadan kaldırılır ve eğer kişi bu çalışmaya devam ederse kişisel gelişimi devam eder. Tüm bu süreç için acele etmemek gerekir. İyileşme zamana ve çalışmaya ihtiyaç duyar. Terapide hem hasta hem de terapist emek vermeden istenilen değişimi yakalayamaz. Bazen hastalar veya terapistler aceleci davranırlar ve hızlı sonuç elde etmek isterler. Zaman açısından beklentinin yüksek olması hastalarda hayal kırıklılığı yaratır. Şunu unutmamak gerekir ki insandaki değişimler yavaş olur. Eğer kişi içindeki motivasyonu ve merakı canlı tutarsa psikoterapi çok zevkli ve kalıcı bir uğraş ve deneyim olacaktır.

UZM. DR. ALİ ALGIN KÖŞKDERE, PSİKİYATRİST

UZM. DR. BAŞARAN SEZER, ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSTİ

Adres: Çekirge Mah. Hamam Cad No: 6 OSMANGAZİ/BURSA

Telefon: (0224) 232 33 70

E-Posta: bpn@bursapsikiyatri.com

emrebkr, 10.03.09


Daha fazla bilgi
Website: http://www.bursapsikiyatri.com